3 Temmuz 2017 Pazartesi

Ukrayna'ya Giriş 101



Sonunda stabil duruma geçebildim! Direkt günah çıkarma cümlesiyle başlamış olmam, ertelediğim ve sizi beklettiğim yazılar için beni affetmenizi sağlar mı? Özellikle Ukrayna notlarımı epey bekleyen var, biliyorum. Geçerli sebeplerim var. Valla bak! Arka arkaya denk gelen seyahatler en büyük mazeretim. Şimdi en azından birkaç aylığına kendimi İstanbul'a kelepçelediğime göre, biriken tüm yazıları teker teker yazabilirim demek bu! (Kısa süreli verdiğimiz bu arada dolayı "nazarcı tim" ve "oh hayat size güzel be tim"lerine özrü bir borç biliriz.) Lafı uzatmadan Ukrayna ile ilgili bir yığın bilgi silsilesi içerecek yazıma başlıyorum. (Bana bu kalbiniz kadar temiz sayfayı ayırdığınız için teşekkür ederim. Tamam tamam vurmayın başlıyorum hemen!)


Öncelikle neden Ukrayna'ya gittiniz? Kızım sen manyak mısın da kocanı kendi ellerinle Ukrayna'ya götürüyorsun? Ukrayna kocakaçırangillerden bir memleket bilmiyor musun, sorularına cevap vermek istiyorum.

Tüm bu saydıklarınızı ben de biliyorum elbette. Şimdi olay şöyle cereyan etti efendim. Biz bu yılın başında Pegasus'un Balkanlar kampanyasından Ekim'de Atina için bilet almıştık. Yıl içerisine bir yurt dışı seyahati olunca, bu yıl bi de denizli, şezlonglu, her şey dahilli bir tatil yapalım diye araştırmaya başladık. Tüm bu araştırma sürecinin sonunda kendimi Kharkov'a bilet almış şekilde buldum. Kocam ne yapıp, edip kandırmıştı beni. Her şey için artık çok geçti, akacak kan damarda durmazdı. Artık adım tarihe koca puntolarla altın harflerle kazınmaya hazırdı: "Kocasını elcağızlarıyla Ukrayna'ya götüren kadın!"

Ne yalan söyleyeyim, ölmeden görülecekler listemde hiçbir zaman Slav ülkeleri olmadı. Kocam olmasa Ukrayna'ya ayak basmazdım. Kocam da Sovyetler Birliği sevdasına binaen Ukrayna'yı merak ettiğini iddia edip duruyordu. He he diyip kaderime razı oldum ve yolculuk hazırlıklarına başladım.
 

Ukrayna nerededir, ne işe yarar, yenilir mi içilir mi, nasıl bir millet bunlar? Tüm bu sorularınıza birazdan anında cevap geliyor. Yalnız yazının bu kısmı, sadece bilgi yarışmalarınızda karşınıza çıkabilecek ve sizi teyzenizin oğlunu, kızını telefon jokeri için arayıp jokerinizi ziyan etmenizi engelleyecek bilgiler içerecek. (Bir ek bilgi olarak; burada sadece işin teknik kısmı var deyip, es geçmemeniz adına işinize yarayacak bilgileri koyu renkte bulacaksınız.)

-603.628 km yüz ölçümü ve 2.782 km kıyı şeridi ile Ukrayna, dünyadaki en geniş 46. ülkedir. Tamamı Avrupa'da olan en geniş ülke rozetini de gururla taşıyor.


-Başkenti Kiev'dir. Odessa, Yalta, Donetsk, Lviv, Kharkov diğer önemli şehirleridir.

-Para birimi Grivnadır. Son yıllarda ülkede yaşanan ekonomik krizler ve yaşanan develüasyon sonrası dolar karşısında epey değer kaybetmiş grivna. Bu yüzden para birimlerinin değerini korumak adına aldıkları önlemlerden biri de, grivnayı başka birimine dönüştüremiyorsunuz. Yani anlayacağınız seyahat sonuna kadar elinizde ne kadar grivna varsa harcamanız gerekli. Çünkü elinizde kalan grivnayı başka bir para birimine çevirmeniz imkansız.

-Bayrağı mavi-sarı renktedir. Mavi renk gökyüzünü, sarı renk ise verimli toprakları temsil eder. Ukraynada tabelalarda, mavi sarı renk kullanılır.

-Ukrayna Sovyetler Birliği'nden 1991 yılında ayrılmıştır.

-1986 yılında meydana gelen Çernobil Faciası'nda, 4000'den fazla kişi hayatını kaybetmiştir. Çernobil’deki patlamadan sonra açığa çıkan radyasyon dünyanın çevresini bir kaç kez dönmüştür.

-Dünyadaki en derin metro istasyonu Kiev'de bulunan Arsenalnaya metro istasyonudur ve derinliği 105 metredir.

-Borsch çorbası, vareniky, zavyvantsi, deruny, Kiev usulü tavuk meşhur yemeklerindendir. Bu konuyu yeme-içme dosyasında epeyce detaylı ele alacağız merak etmeyin.

Ukrayna'ya nasıl gidilir? Ne zaman gidilir? Şimdi bi de vize işleriyle mi uğraşacağız, sorularından beyninizi kemiren varsa hemen cevabı geliyor!

Sağır sultanın bile duymuş olduğu üzere Ukrayna ile aramızda vize ve dolaşım konusunda çok kanka muhabbetler var. Son bir ay öncesine kadar Ukrayna'ya vizesiz girebiliyorduk ve 90 gün kalmamıza kimsenin gıkı çıkmıyordu. Ve şimdi artık Ukrayna'ya gitmek için pasaporta dahi ihtyacınız yok. Yeni kimliklerinizle elinizi kolunuzu sallayarak Ukrayna'ya gidebiliyor, 90 gün sanki babanızın topraklarıymış gibi kalabiliyorsunuz.

Eğer ki gittiğiniz yerin tadını çıkarmak istiyorsanız, hangi ayda gideceğiniz çok önemli. Ukrayna'yı ziyaret etmek için en uygun görülen aylar Haziran- Eylül arasında herhangi bir ay olabilir. Eğer kayak turizmi kısmıyla ilgilenmiyorsanız, Ukrayna kışın gidilecek memleket değil azizim benden söylemesi. Kışın donmaktan gezmeye fırsat bulamazsınız haberiniz olsun. O yüzden siz mis gibi Haziran- Eylül arasındaki geniş yelpazeden bir ay seçerek gidebilirsiniz. Biz bu gezilecek mevsimi küçük bir farkla kaybettik ve Mayıs sonunda gittik. Mayıs'ta gidilebilir mevsimler arasında sayılabilir. Ancak bir saat içerisinde dört mevsimi aynı anda yaşamak riskini göze almanız lazım. Bizim geçirdiğimiz dört günün ilk iki günü hava genel olarak güneşliydi. Ancak o güneşli havanın bir anda çekilip buz kestiği anlar da oluyordu. Geri kalan iki günü çoğunlukla yağmurlu geçirdik. Üçüncü gün yağmur hiç durmadı ama altında yürünemeyecek kadar sağanak bir yağmur çok sık olmadı. Biz hafif ıslana ıslana gezmeyi tercih ettik. 






Ukrayna'ya gitmeden önce bizi uyaracağın, "bunları sakın yapmayın" diyeceğin bir şeyler var mı? Varsa hemen anlat, yoksa sonsuza kadar sus dediğinizi duyar gibiyim. Ukrayna'da dikkat etmeniz gereken ince hesaplar neler? 

Sular seller gibi İngilizce konuşuyorsunuz. YDS'lerde, Avrupa seyahatlerinde sizin rüzgarınız esiyor. İngilizce denilince ilk akla siz geliyorsunuz. Eş dost anlayamadığı İngilizce metinleri çevirmeniz için ilk size başvuruyor. Süpersiniz, harikasınız. Şimdi size kendinizi sıradan insanlar gibi hissedeceğiniz bir haberim var! Siz Ukrayna'da sıradan bir insansınız. Çünkü Ukrayna'da, İngilizce bilen insan sayısı bir elin parmaklarını ancak geçiyor. Bu da yetmezmiş gibi İngilizce tabelalar, menüler konusunda da epey cimriler. Ukrayna'da özünüze dönüp, mağara adamı gibi el kol hareketleriyle insanlarla anlaşamak istemiyorsanız; Ukraynaca olur, Rusça olur fark etmez işinizi görecek temel kelimeleri öğrenin. Gitmeden Google Translate'inize Ukraynaca'yı tanımlayın.


Ukrayna'ya giderken orası ile ilgili tüm belgeleri mutlaka ama mutlaka yanınıza alın! Kalacağınız otelin rezervasyonunu gösteren belge, gidiş-dönüş uçak biletlerinizin çıktısı mutlaka yanınızda olsun. Pasaport kontrolü sırasında, ülkelerine kapak atmayacağınızdan emin olmak için ayaküstü minik bir sorguya çekiliyorsunuz çünkü. Sevimli sevimli ne sordularsa cevaplayın bir sıkıntı çıkmıyor. Ancak, üç beş erkek bir araya gelip bir Ukrayna yapalım, gözümüz gönlümüz açılsın diyorsanız iki kat sevimli olmalısınız. Ukrayna damsız biraz zor girilen bir ülke. Elbet, bir şekilde giriyorsunuz ama diğerlerinden epey uzun sürüyor. Havaalanındayken, biz çabucak geçip işimizi halletmemize rağmen bir grup erkeği bayağı geç bıraktılar.

Bu vereceğim bilgiyi okurken "aman buna da ne gerek vardı" demeyin. Zira bu bilginin hayat kurtardığı bir an mutlaka oluyor. Ukrayna'da su almak istediğinizde, "gazsız" diye belirtmeyi ihmal etmeyin. Çünkü su istediğinizde size direkt mineralli su veriyorlar ve bu çok susadığınız bir anda sizi için işkenceye dönüşebiliyor.

Ukrayna'ya gidenler için en büyük sıkıntı, orada polislerin tutumlarına ilişkin bilgiler. Ukrayna fakir bir toplum olduğu için rüşvet epeyce yaygın. Polisler de sizin turist olduğunuzu anladığınızda kaşınızın üstünde gözünüz var deyip yakanıza yapışıyorlar. Yaya geçidi kullanmadığı için polis tarafından çevrilip rüşvet vermek zorunda kalanlar olsun, yere çöp attığı için başı polisle derde girenler olsun bir sürü bu tarz hikaye duyabilirsiniz. Bizim de Kharkov'da başımıza bunlara benzer bir olay geldi. Çoğunlukla rüşvet verip kurtulabiliyorsunuz, ancak vermemek için de direnenlerin kahramanlık hikayelerini de duyuyorum. Biz parayı verip, yakayı kurtaran gruptanız itiraf ediyorum.

Polisle başınız derde girdiğinde dikkat etmeniz gereken bazı şeyler var:
-Birincisi elinizden geldiğince dillerini anlamayın. Siz iletişim kurmaya çalıştıkça daha çok yükleniyorlar.
-Efelenmeye, terslenmeye sakın kalkmayın.
-Hakkınızda tutanak tutmaya, pasaportunuza ceza işlemeye kalkacaklardır. Tutanağı imzalamayın, yazılanları anlamadığınızı bahane gösterin. Zaten ne yazıldığını da asla tamamen anlayamazsınız. Pasaportunuzu da elinizden geldiğince koruyun. Bizim başımıza gelmedi ama pasaportu yırtılanlar bile olmuş.
-Ben turistim, bilmiyordum gibi bahanelere sığınmak aklınıza gelebilir ama gelmeden öğrenecektiniz gibi bir tavırla karşılaşıyorsunuz. Gitmeden önce orada temel olan yasakları iyice araştırın. Mesela sokaklara çöp atmamak, alt geçitleri kullanmak, alt geçit yoksa yaya geçitlerini kullanmak gibi.
-Çok üstünüze gelirlerle konsolosluğunuzu aramalarını, oradan avukat temin etmek istediğinizi söyleyin.
-Tek derdi rüşvet olan Ukrayna polisi, sizi sıkıştırdığı anda uyuşturucu arama bahanesiyle cüzdanlarınızı üzerinizde ne kadar para olduğunu kontrol ediyor. Paralarınızı kolaylıkla erişilebilecek bir yere koymayın. Eğer hiçbir çözüm bulamadınız ve rüşvet aşamasına geldiyseniz de pazarlık yapın benden söylemesi.






Ukrayna güvenli mi?

Az çok dünya siyasetini takip edenler Ukrayna'nın son yıllarda yaşadığı çalkantılı dönemleri biliyordur. Kırım gerginliğini az çok bilir. Bilmeyenler için olayları kısaca özet geçmekte fayda var.

2004 yılındaki Turuncu Devrim'in ardından, Yuchchenko'nun başbakanı Yulia Tymoshenko olmuştu. Rusya, Turuncu Devri'min başarıya ulaşmasından hiç hoşlanmamış olayların altında Amerika olduğunu iddia etmişti. Ancak hırsı bir türlü dinmeyen Rusya 2006-2009 yılları arasında Ukrayna'ya gaz akışını da kesti.

Bu sırada Ukrayna'da bir türlü baş edilemeyen ekonomik kriz Turuncu Devrim hükümetinin sonunu getirdi. Bu durum en çok Putin'in işine yaradı ve 2010 yılında Putin'in adayı Yanukovych başkan olarak seçildi. 2013 yılına kadar her şey Putin'in istediği şekilde gitti. Hatta başbakan Yanukovych, Avrupa Birliği ile ilişkileri daha sıkı hale getirecek sözleşmeyi imzalamayacağını açıklamıştı. Eh bu durumun Putin'in işine yarayacağını söylemeye gerek yok herhalde.

Ancak Ukrayna halkı, başbakanları ile aynı düşüncede değillerdi. Onlar kendilerini Avrupa'dan sayıyorlardı. Hemen harekete geçtiler ve Turuncu Devrim'in başladığı Maidan'ı işgal ettiler. İstekleri basitti, kendilerini Avrupa'dan kabul ediyorlardı ve buna engel olan başbakanın istifasını istiyorlardı. Protestocular, istediklerini alana kadar vazgeçmeyeceklerdi. On binin üstünde insan protestolara katıldı. Şiddet gün geçtikçe arttı. Halk devlet dairelerini işgal etmeye kalkıştı, Rusya'ya olan nefretlerini Lenin heykellerini yıkarak çıkarmaya çalıştılar.

Ukrayna Hükümeti, protestoları sonlandırmak için, önlem amaçlı uzun listeli bir kanun çıkardı. Ancak bu kanun protestoları durdurmak yerine, daha da alevlendirdi. Polisle çok çetin çatışmalar başladı. Olayları kontrol altına almak için yapılan her şey ters tepiyordu ve şehir savaş alanına dönmüştü. Ölümler arka arkasına geliyordu.

Avrupa Birliği'nin ve Amerika'nın sert uyarıları sonucunda hükümet ve muhalefet pazarlık için masaya oturdular. Pazarlığın sonucunda erken seçim kararı çıktı. Muhaliflerden Oleksandr Turçinov hükümetin başına geçti. Ancak Rusya'nın durmaya niyeti yoktu. Rusya'ya yakınlığıyla bilinen Kırım üzerinden Ukrayna'yı karıştırmaya devam ediyor.

Olaylar bundan ibaret. Kiev'de, Kharkov'da her şey süt liman artık. Kırım'ın olduğu taraf kaynamaya devam ediyor. Ancak şehrin her tarafında öbek öbek asker ve polis göreceksiniz. Buna kendinizi alıştırsanız yeterli sadece. Bizim ülkemizin de benzer durumda olduğu düşünülürse, bizim için bu durum pek sorun yaratmıyor.




Ukrayna'da ulaşım nasıl? Metro her yere gidiyor mu? Taksiler cep yakıyor mu?

Bu noktada size bir iyi, bir kötü haberim var. Hangisinden başlayayım? Hayatı bardağın boş tarafından görenler için kötüden mi, hayatı bardağın dolu tarafından görenler için iyiden mi? Tamam, tamam uzatmıyorum ve kötüyle başlıyorum. Ukrayna'ya gittiğimizde biz iki şehirde vakit geçirdik. İkisinin de ortak özelliği, Ukrayna şehirleri yürüyerek keşfedebileceğiniz, yaya turist dostu bir şehir değil. Gezmeniz gereken yerler, farklı farklı bölgelerde bulunuyor. Bu kötü haberimizdi. Gelelim iyi habere. Ukrayna'da ulaşım sudan ucuz! Bir metro biletini 5 grivna gibi bir paraya alıyorsunuz ve onu tüm yolculuğunuzdaki aktarmalarda kullanıyorsunuz. 
Metro, tramvay, troleybüs, otobüs ve dolmuş şehir içinde kullanabileceğiniz seçenekler. Eğer toplu taşıma kullanacaksanız benim tavsiyem, bir yerden bir yere giderken Moovit kullanabilirsiniz. Ayrıca, Google Haritalar'ın toplu taşıma kısmı, son derece sağlıklı çalışıyor. Onun verdiği güzergahı da takip edebilirsiniz. 
 
Gelelim işin taksi kısmına. Dedik ya Ukrayna'da ulaşım çok ucuz diye. Bu "ucuz" tanımı sadece toplu taşımayı kapsamıyor. Taksiler için de aynı şey geçerli. Ancak taksiciler turist olduğunuzu anladıkları anda, size çok yüksek fiyatlar çekmeye başlıyorlar. Pazarlık sünnettir unutmayın! Oturun pazarlık yapın. Ancak bu noktada size ben daha pratik bir fikir vereceğim. Taksiyi de boş verin! Uber kullanın Uber! Biz tüm gezi boyunca Uber kullandık. O kadar ucuza geldi ki, anlatamam size. En uzak mesafeye, en fazla ödediğimiz para 70 grivnaydı. Bu da yaklaşık bizdeki 10 liraya denk geliyor. Uberle hem oturup çingene pazarlığına tutuşmuyorsunuz, hem de bu taksici beni dolandırır mı stresine girmiyorsunuz. Zaten İngilizce bilen hiç şoför bulamayacağınız için Uber size bu konuda en büyük pratikliği sağlıyor.

Ben instagram olmadan yaşayamam, o kadar gitmişim oralara kadar storylerden story beğenmem lazım. Bu internet işi oralarda nasıl oluyor, anlat bakalım diyenlerin kısmına geldik!

Ukrayna'ya indiniz. Pasaport kontrolünü de sağ salim atlattınız. Şimdi havaalanında yapmanız gereken çok önemli iki işiniz var. Önce hemen havaalanındaki döviz bürosuna gidip, biraz işinizi görecek kadar döviz bozduruyorsunuz. O işi hallettikten sonra döviz bozdurduğunuz yerin karşındaki Lifecell yazan standa gidiyorsunuz ve oradan bir hat alıyorsunuz. Size çeşit çeşit paketler sunuyor ve çok ucuzlar. Biz içerisinde 2 gb internet paketi olan bir hat seçtik ve 60 grivna ödedik. Üstelik aldığınız yer hattı telefonunuza takıp tüm ayarlarını yapıyor, kullanıma hazır halde veriyor. 

İşin duygusal kısmını en sona sakladım. Peki Ukrayna'da gezip tozup, gününüzü gün etmek ne kadar mal olacak?

Bu sorunun cevabı kısa ve net çok az! Çünkü Ukrayna gerçekten çok ucuz bir ülke. Eğer beş yıldızlı über bir otelde kalmayacaksanız. İki kişi bir haftayı, konaklama dahil, en lüks restoranlarda yemekler yiyerek 1200-1500 TL arası bir bütçe yeterli olur. Ne kadara yenilir, içilir gibi soruların cevapları yeme-içme yazılarında bol bol yer alacak. Kendinizi oraya saklayın. (Uyanık blogger olarak sonraki yazıları okumanızı garantiliyorum.)

Bunca yıllık bloggerlık hayatımda, bu yazı kadar beni zorlayan başka bir yazı olmadı herhalde. Çünkü anlatılacak çok şey var ama anlattıklarımın da insanların işine yaramasını istiyorum. O yüzden bu yazıyı sonuna kadar okuyan herkesin Ukrayna'yı ya da yabancı bir şehri merak ettiğini, seyahat sever olduğunu farz ediyorum. O yüzden bana neleri merak ettiklerini, nelerden bahsetmemi istediklerini yoruma iliştirsinler ben de faydalı yazılar hazırlamış olayım.

Cips Yiyemeyen Kız
Cips Yiyemeyen Kız

Hayatin tadini yeni sehirler, yeni restoranlar, yeni yemekler kesfeden blogger kisisi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder