21 Temmuz 2017 Cuma

365 Gün 365 Mutlu An- 3. Gün: Hayatta Hiçbir Şeyi Ertelemeyin!





3 Gün: 365 Gün 365 Mutlu An: Hayatta Hiçbir Şeyi Ertelemeyin!

365 Gün 365 Mutlu An derken bu konuyla ilgili birkaç soru gelmeye başladı. Bunlardan biri de bu 365 günü bir liste halinde nerede bulunabilir idi. Bu 365 günü sadece beni takip ederek bulabilirsiniz. Çünkü halihazırda benim kullandığım bir liste yok. Psikolojik olarak neye ihtiyacım varsa ya da gün içerisinde yapmadığım için beni mutsuz eden ne varsa, listenin bir sonraki maddesi o oluyor. Mesela bugünün maddesi dün beni çok üzen bir olay sonucu çıktı. Evet, nasıl mutlu olursunuz tarzı tüm listelerde hayatta hiçbir şeyin ertelenmeyeceğine dair bir madde bulabilirsiniz. Ancak ben bu cümleyi biraz yaşanmışlıkla kurmuş oldum bugün.


Karaköy Sahil'de bir hediyelik eşya, takı, defter, çanta aklınıza ne gelirse satan; içerisinde çok tatlı ürünlerin olduğu bir dükkan var. İş yerimiz Karaköy'de olduğu için öğle araları hep Karaköy Sahil'de yürüyüş yapıyoruz. Haftada bir kez de olsa o dükkana girip bir gezeriz. Bizim için ata sporu gibi bir şey oldu. O dükkanda aylardır gördüğüm ve bayıldığım bir buda heykeli vardı. Hep görüyorum, içim gidiyor ama aman acelesi yok alırım diye diye erteledim aylardır. Üstelik evimde bir buda ikonu olması en istediğim şeylerden biriyken.

Dün akşam işten çıktığımızda moralim sıfır, nasıl yorgunluktan ölüyorum anlatamam size. Biz yine dükkanın önünden geçtik ve ben vitrinden yine o buda heykelini bakarken Server hadi alalım dedi. Bir an böyle günün tüm yorgunluğu gitti. Dükkana girdik, tam ben buda heykeline elimi uzatırken başka bir kadın benden önce aldı ve aylardır olduğu yere nal çakan heykeli satın aldı. O bir anlık mutluluk içimde kaldı, nasıl üzüldüm, nasıl üzüldüm. Hatta sinirimden biraz ağlamış bile olabilirim çaktırmayın.

Dünyadaki depremler, felaketler, ölümcül hastalıklar, savaşlar düşününce belki benim almayı ertelediğim küçücük bir heykel size çok önemsiz gelebilir. İşte tam da bu yüzden böyle küçük şeyleri ertelememeliyiz. Depremleri engellemeye, savaşları durdurmaya belki gücümüz yetmez ama kendimiz için yapacağımız minicik bir şey dünyada küçücük de olsa bir şeyleri değiştirebilir. O küçücük şey hayatımızda bize bir anlık ama büyük bir mutluluk getirebilir.

Aldığımız nefesten sonrasının hiçbir garantisi yok bu dünyada. Seçim sizin. Ya hayatta her şeyi sürekli ertelersiniz ve ölürken hepsi sizin gözünüzde/ aklınızda/ içinizde kalır. Dünyada biraz daha vaktim olsaydı hepsini yapardım diye dertlenerek ölürsünüz. Ya da hep yarın ölecekmiş gibi davranıp hiçbir şeyi ertelemeden yaşarsınız ve ölürken güzel bir hayat sürmüş biri olarak huzurla veda edersiniz dünyaya.
Cips Yiyemeyen Kız
Cips Yiyemeyen Kız

Hayatin tadini yeni sehirler, yeni restoranlar, yeni yemekler kesfeden blogger kisisi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder