21 Nisan 2017 Cuma

Huzurlu Bir Keşif: Piraye Taş Plak Meyhanesi




Piraye Taş Plak Meyhanesi Menu, Reviews, Photos, Location and Info - Zomato  

"İçin kıpır kıpır, deniz kıpırtısızsa, vakit kerahat vaktidir. Kerahat vakti, rakının şart vaktidir."

Havalar ısınıyor, günler uzuyor, en önemlisi o güzel serin öğleden sonralar uzuyor. O uzun öğleden sonralarına en çok da günü batıracak rakı masaları yakışır. Böyle serin bir yaz akşamının iş çıkışında keşfettik Piraye Taş Plak Meyhanesi'ni. O günden beri de ne zaman canımız bir meyhaneye gitmek istese kendimizi hep burada bulduk.



Kadıköy'de Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nin olduğu sokakta Piraye Taş Plak Meyhanesi. Daha girer girmez ferah bahçesiyle karşılıyor sizi. Plaktan gelen huzurlu şarkılar doluyor kulaklarınıza. Şöyle bir etrafa göz atmaya başladığınızda duvarında sizi Kemal Sunal, Müzeyyen Senar, Tezer Özlü, Turgut Uyar selamlıyor. Duvarları yazarlar, sinemacılar, tiyatrocular, şairlerden oluşan kocaman bir fotoğraf albümü gibi. Sanata saygı bununla kalmamış Piraye'de. Tiyatroyu temsilen bir mask, sinemayı temsilen 8mm film makinesi, müziği temsilen Ruhi Su kırkbeşliği, edebiyatı temsilen içinden sarkan kağıtta Nâzım’ın Yaşamaya Dair adlı şiirinin bulunduğu bir daktilo da vardır bu duvarlarda. Sahibi Talat Bey, harabe bir bahçeden Piraye gibi bir vaha yaratmış resmen.



Şehrin ortasında, şehrin gürültüsünden uzak bir mekan Piraye. Ege ve Rum mezelerinden oluşan genişbir meze menüsü var. Haydari, fava, şakşuka gibi klasik mezelerinde yanında; muhammara, adalı, girit ezmesi gibi spesiyal mezeler de bulunuyor. Mezelerden benim favorilerim ise muhammara ve girit ezme. Kiremitte Ereyağlı Karides'i ise olmazsa olmazı rakı masamızın. Biz henüz İstanbul'da Piraye kadar rahat hissettiğimiz başka bir meyhane bulamadık. Her gittiğimizde midemiz, kulaklarımız mutlu kalkıyoruz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder